İçeriğe geç

E okula not girdikten sonra değiştirilebilir mi ?

E okula not girdikten sonra değiştirilebilir mi hakkında güvenilir bir başlangıç yapmak isteyenler için Mobidic olarak bu içeriği hazırladık.

E Okula Not Girdikten Sonra Değiştirilebilir mi? Not Değişikliği Nasıl Yapılır?

Bir akşam e-Okul’a girip ders notuna baktığını düşün. Ekranda 65 yazıyor. Birkaç dakika sonra öğretmenin aslında 75 aldığını söylediğini hatırlıyorsun. Ya da tam tersi: Not doğru görünmüyor, sınav kâğıdındaki puanla sistemdeki puan birbirini tutmuyor. İlk soru neredeyse kendiliğinden geliyor: E Okula not girdikten sonra değiştirilebilir mi?

Bu sorunun cevabı basit bir “evet” veya “hayır” değil. Çünkü e-Okul’a işlenen not, öğrencinin kendi başına değiştirebileceği sıradan bir dijital bilgi değildir. Notun değiştirilmesi; yanlış giriş, değerlendirme hatası, itiraz, sınav kâğıdının yeniden incelenmesi veya mevzuatta öngörülen başka bir düzeltme süreci üzerinden gerçekleşebilir.

Üstelik konu yalnızca birkaç rakamın ekrandaki yerinin değiştirilmesinden ibaret değildir. Bir not; dönem puanını, yıl sonu başarı puanını, belge durumunu, bazı durumlarda sınıf geçmeyi ve öğrencinin akademik kayıtlarını etkileyebilir.

Bu nedenle “e-Okul notu silinir mi?”, “öğretmen not girdikten sonra değiştirebilir mi?”, “e-Okul not düzeltme işlemi nasıl yapılır?” ve “not itirazı nereye yapılır?” sorularının birbirinden ayrılması gerekir.

Kısa cevap: Evet, ancak keyfî biçimde değil

E-Okul’a bir notun girilmiş olması, o notun hiçbir koşulda değiştirilemeyeceği anlamına gelmez. Ancak öğrencinin, velinin veya öğretmenin sisteme dilediği gibi müdahale ederek notu değiştirmesi de söz konusu değildir.

Özellikle ortaöğretimde sınav, performans çalışması ve proje sonuçlarının e-Okul/e-Mesem sistemine işlenmesine ilişkin kurallar bulunmaktadır. Güncel yönetmelik metninde sonuçların değerlendirme tarihinden itibaren en geç 10 iş günü içinde öğrenciye duyurulması ve sisteme işlenmesi öngörülmektedir. Ayrıca öğrenci velisinin, sınav, proje ve performans sonuçlarına sonuçların ilanını takip eden 5 iş günü içinde okul yönetimine yazılı olarak itiraz edebilmesi düzenlenmiştir.

Dolayısıyla temel mantık şudur:

  • Not sisteme girildi diye sonsuza kadar dokunulamaz hâle gelmez.
  • Yanlış girilen bir notın düzeltilmesi mümkündür.
  • Değerlendirme sonucuna itiraz için belirli süreler ve usuller vardır.
  • Not değişikliği okulun yetkili personeli ve ilgili mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilir.
  • Öğrencinin e-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi üzerinden kendi notunu değiştirmesi mümkün değildir.

Buradaki önemli ayrım “notu değiştirmek” ile “yanlışlığı düzeltmek” arasındadır. Bir öğretmenin 70 yerine yanlışlıkla 60 girmesi başka, öğrencinin 60 aldığı sınavdan memnun olmadığı için 70 talep etmesi bambaşka bir durumdur.

Kaynak: Millî Eğitim Bakanlığı – Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği ve güncel mevzuat bilgileri

Düşünelim: Bir dijital sistemde görünen her bilgi kesin doğru kabul edilmeli mi, yoksa eğitim gibi insan değerlendirmesinin bulunduğu alanlarda düzeltme mekanizmasının mutlaka korunması mı gerekir?

E-Okul not sistemi nasıl ortaya çıktı?

Bugün birkaç saniyede telefondan kontrol edilen notların arkasında aslında uzun bir bürokratik ve teknolojik dönüşüm bulunuyor.

Geçmişte öğrenci notları büyük ölçüde öğretmenlerin kâğıt üzerindeki çizelgelerinde, sınıf defterlerinde ve okulun fiziksel dosyalarında tutuluyordu. Bir notun değiştirilmesi gerektiğinde mesele yalnızca bir bilgisayar ekranındaki hücreyi düzeltmek değildi. Evrakların kontrol edilmesi, imzaların alınması ve kayıtların birbirleriyle uyumlu hâle getirilmesi gerekiyordu.

Türkiye’de ölçme ve değerlendirme çalışmalarının kurumsal geçmişi ise bilgisayarlı okul sistemlerinden çok daha eskiye uzanıyor. Millî Eğitim Bakanlığı’nın tarihçesine göre merkezi ölçme ve değerlendirme çalışmalarının kurumsal temelleri 1950’li yıllara dayanıyor; 4 Haziran 1953’te Talim Terbiye Dairesi bünyesinde Test Araştırma Bürosu kurulmuştu. Amaçlar arasında test hazırlamak, ölçme alanında personel yetiştirmek ve araştırmalar yürütmek bulunuyordu.

Daha sonra eğitim sisteminin dijitalleşmesiyle birlikte öğrencinin akademik bilgilerinin merkezi elektronik sistemlerde tutulması gündeme geldi.

e-Okul Projesi 2006-2007 eğitim öğretim yılında pilot olarak uygulandı. 2007-2008 eğitim öğretim yılında ülke genelindeki resmî ve özel ilköğretim kurumlarında, 2008-2009 eğitim öğretim yılında ise ortaöğretim kurumlarında uygulanmaya başlandı. MEB, projenin hedefleri arasında kırtasiyeciliğin azaltılması, zamandan tasarruf, işlemlerin hızlandırılması ve verilerin daha şeffaf hâle getirilmesini sayıyordu.

Kaynak: MEB – e-Okul Projesi

Düşünelim: Kâğıt üzerindeki bir kaydın düzeltilmesi mi, merkezi dijital sistemdeki bir kaydın düzeltilmesi mi daha fazla güven ve denetim gerektirir?

Not neden sadece bir rakam değildir?

Bir öğrencinin gözünde 49 ile 50 arasındaki fark bazen tek puandır. Fakat eğitim sisteminde bu tek puanın anlamı çok daha büyük olabilir.

Notlar;

  • dönem puanlarını,
  • yıl sonu başarı puanlarını,
  • takdir veya teşekkür gibi belge durumlarını,
  • bazı akademik kararları,
  • öğrencinin kendi başarısını algılama biçimini

etkileyebilir.

Bu nedenle notlandırma sistemi yalnızca matematiksel bir hesaplama süreci değildir. Aynı zamanda eğitim psikolojisinin, ölçme-değerlendirmenin ve okul yönetiminin kesiştiği bir alandır.

Araştırmalar da notların öğrenciler üzerindeki etkisinin yalnızca “yüksek not = iyi sonuç” biçiminde açıklanamayacağını gösteriyor. Koenka ve arkadaşlarının meta-analizi; notlar, yorumlar ve performans geri bildirimi arasındaki ilişkileri inceleyen araştırmaları bir araya getirdi. Çalışmada notların bazı koşullarda başarı üzerinde olumlu etkileri bulunurken motivasyon bakımından yalnızca not vermenin, açıklayıcı yorumlara kıyasla daha olumsuz sonuçlarla ilişkili olabildiği bildirildi.

Bu ayrıntı e-Okul tartışmasını ilginç bir noktaya getiriyor: Öğrencinin yalnızca “kaç aldığını” bilmesi mi daha önemli, yoksa “neden o puanı aldığını” anlayabilmesi mi?

Düşünelim: Bir öğrencinin 70 aldığını bilmesi başarıyı açıklamaya yeter mi, yoksa o 70’in hangi hatalardan ve hangi doğru cevaplardan oluştuğunu bilmek daha değerli olabilir mi?

E Okula not girdikten sonra öğretmen notu değiştirebilir mi?

Bu soruda “değiştirmek” kelimesine dikkat etmek gerekiyor.

Öğretmenin e-Okul sisteminde not giriş yetkisi bulunması, her istediği zaman öğrencinin puanını değiştirebileceği anlamına gelmez. Notlandırma işlemi ölçme ve değerlendirme kurallarına bağlıdır.

Örneğin bir sınav sonucu yanlışlıkla 80 yerine 60 olarak sisteme girilmişse ortada bir veri giriş hatası bulunabilir. Böyle bir durumda okulun yetkili personeli tarafından gerekli düzeltme yapılabilir.

Buna karşılık sınav gerçekten 60 ise ve öğrenci yalnızca puanı düşük olduğu için “notumu değiştirin” diyorsa, bu bir veri giriş hatası değildir.

Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 49. maddesi, sınav, performans çalışması ve proje sonuçlarının duyurulmasını ve e-Okul/e-Mesem sistemine işlenmesini düzenliyor. Aynı madde öğrencinin talebi hâlinde sınav evrakının öğretmenle birlikte yeniden incelenebilmesini de öngörüyor.

Buradan hareketle iki farklı senaryo ortaya çıkar:

1. Sisteme yanlış not girildiyse

Örneğin sınav kâğıdında 85, öğretmenin kayıtlarında 85, fakat e-Okul ekranında 58 görünüyorsa burada açık bir veri giriş problemi vardır.

Bu durumda okul yönetimi ve ilgili öğretmen tarafından kayıt kontrol edilerek yanlışlığın düzeltilmesi gündeme gelir.

2. Girilen not doğru fakat öğrenci itiraz ediyorsa

Burada süreç farklıdır.

Öğrenci veya veli, sınav kâğıdının yeniden incelenmesini isteyebilir. Ortaöğretim kurumlarında yönetmelik, sonuçların ilanından itibaren 5 iş günü içinde okul yönetimine yazılı itiraz yapılmasına imkân tanımaktadır. İtirazın ardından, ders öğretmeni dışında ilgili branştan en az iki öğretmenden oluşan komisyon değerlendirme yapar; okulda yeterli öğretmen yoksa il veya ilçe millî eğitim müdürlüğünce komisyon oluşturulabilir.

Bu noktada “öğretmen notumu değiştirsin” demekten ziyade “değerlendirmenin yeniden incelenmesini istiyorum” yaklaşımı daha doğru bir çerçevedir.

Düşünelim: İtiraz hakkının bulunması öğretmenin otoritesini zayıflatır mı, yoksa adil değerlendirmeyi güçlendiren bir güvenlik mekanizması mı oluşturur?

E-Okul notuna itiraz edilebilir mi?

Evet. Ancak itirazın süresi ve yöntemi önemlidir.

Ortaöğretim kurumları bakımından güncel yönetmelik metninde öğrenci velisinin proje, performans çalışmaları ve sınav sonuçlarına sonuçların ilanını takip eden 5 iş günü içerisinde yazılı olarak okul yönetimine itiraz edebileceği belirtiliyor. İtiraz üzerine ilgili branştan oluşturulan komisyonun inceleme yapması ve nihai puanın belirlenmesi öngörülüyor.

Bu nedenle not konusunda sorun olduğunu düşünen bir öğrencinin “birkaç hafta bekleyeyim, sonra bakarım” demesi riskli olabilir.

Özellikle şu durumlarda gecikmeden hareket etmek mantıklıdır:

  • e-Okul’daki not sınav kâğıdındaki puanla uyuşmuyorsa,
  • notun yanlışlıkla başka öğrenciye ait olduğu düşünülüyorsa,
  • puanlama hesabında hata varsa,
  • proje veya performans değerlendirmesinde maddi bir hata bulunduğu düşünülüyorsa,
  • öğrenciye bildirilen puan ile sisteme işlenen puan farklıysa.

İtiraz hakkının bulunması, her başvurunun mutlaka not artışıyla sonuçlanacağı anlamına gelmez. Komisyon incelemesi sonucunda mevcut puanın doğru olduğuna da karar verilebilir.

Düşünelim: Bir itirazın sonucunun öğrencinin istediği gibi çıkmaması, itiraz hakkını değersizleştirir mi?

Ortaokulda e-Okul not değişikliği nasıl ele alınır?

Ortaokullarda da ölçme ve değerlendirme sonuçlarının e-Okul sistemine işlenmesine ilişkin kurallar bulunmaktadır.

Güncel Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’ne göre sınav sonuçları ve proje değerlendirmeleri belirlenen süre içerisinde e-Okul’a işlenir ve öğrencilere bildirilir. Ayrıca öğretmenlerin verdikleri puanları e-Okul’daki Öğretmen Puan Çizelgesi’ne zamanında işlemeleri ve dönem sona ermeden önce çizelgenin kontrol edilip onaylanması öngörülmektedir.

Bu kontrol mekanizmasının önemli bir sonucu var: Not yalnızca öğrenci ekranında görünen bir sayı değildir. Okulun resmî kayıt süreçleri içerisinde yer alan bir veridir.

2026 yılında yapılan düzenlemelerle de ölçme ve değerlendirmeye ilişkin bazı hükümler güncellendi. Örneğin sınava katılamama durumlarında veli bildirimine ilişkin kurallar yeniden düzenlendi.

Kaynak: Resmî Gazete – 28 Temmuz 2026 tarihli yönetmelik değişikliği

Düşünelim: Öğretmen puan çizelgesinin ayrıca kontrol edilmesi, dijital sistemlere duyulan güvenin aslında insan kontrolüne de ihtiyaç duyduğunu göstermiyor mu?

Not değişikliğinde neden okul yönetimi devreye giriyor?

Çünkü not, kişisel bir tercih olmaktan çıkıp resmî eğitim kaydının parçası hâline geldiğinde denetlenebilir olması gerekir.

Bir öğrenci “notum 80 olsun” diyemez. Bir öğretmen de hiçbir açıklama olmadan “bugün fikrim değişti, 60 yerine 90 verdim” mantığıyla hareket edemez. Eğitim sisteminin güvenilirliği, değerlendirmelerin belirli kurallara bağlanmasına dayanır.

Bu nedenle not değişikliği konusunda;

Öğretmen

Sınavı, projeyi veya performans çalışmasını değerlendiren temel kişidir. Hatalı değerlendirme ya da veri girişi söz konusuysa bunun fark edilmesi ve düzeltilmesi sürecin önemli bir parçasıdır.

Okul yönetimi

İtirazların alınması, gerekli komisyonların oluşturulması ve resmî sürecin yürütülmesi açısından önemlidir.

Komisyon

Özellikle itiraz durumlarında tek bir kişinin değerlendirmesine bağlı kalınmasını önleyebilir. Ortaöğretim yönetmeliğinde itiraz üzerine ilgili branştan en az iki öğretmenin yer aldığı komisyon mekanizması bunun örneğidir.

Bu yapı aslında hukuk sistemlerindeki “ikinci inceleme” fikrine de benzer. İlk değerlendirme hatalı olabilir; fakat ikinci bir göz, hatanın fark edilme ihtimalini artırır.

Düşünelim: Eğitimde adalet yalnızca doğru notu vermekle mi sağlanır, yoksa yanlış verilen notun düzeltilebilmesiyle mi tamamlanır?

Not değiştirme tartışmasının eğitim bilimleri açısından anlamı

Burada mesele yalnızca e-Okul ekranından ibaret değil.

Ölçme ve değerlendirme literatürü uzun zamandır “not” ile “öğrenme” arasındaki farkı tartışıyor. Öğrencinin aldığı puan, performansı hakkında bilgi verir; fakat öğrenmenin bütününü tek başına temsil etmeyebilir.

Örneğin 2024 yılında yayımlanan bir meta-analiz, K-12 düzeyindeki biçimlendirici değerlendirmeye ilişkin 118 çalışmadan elde edilen 258 etki büyüklüğünü inceledi. Çalışmada biçimlendirici değerlendirmenin akademik başarı üzerinde genel olarak olumlu bir etkisi olduğu ve toplam etki büyüklüğünün Hedges’ g = 0,25 olduğu raporlandı.

Başka bir meta-analizde ise geri bildirim üzerine 435 çalışma, 994 etki büyüklüğü ve 61.000’den fazla katılımcı incelendi. Araştırmacılar geri bildirimin öğrenci öğrenmesi üzerinde orta düzeyde bir genel etki gösterdiğini (d = 0,48), ancak etkinin verilen geri bildirimin niteliğine göre ciddi biçimde değiştiğini belirtti.

Türkiye’deki çalışmalar da dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor. Karaman’ın 2021 tarihli meta-analizinde Türkiye’deki biçimlendirici değerlendirme uygulamalarını inceleyen 32 çalışma ve 47 etki büyüklüğü değerlendirilmiş; genel ortalama etki büyüklüğü 0,72 olarak hesaplanmıştır.

Bu araştırmaların ortak mesajı, “not” ile “geri bildirim” arasındaki farkın önemini hatırlatıyor.

Öğrenci yalnızca “75 aldın” cümlesini duyduğunda öğrenme sınırlı kalabilir. Fakat “şu sorularda kavramı doğru kullandın, burada işlem hatası yaptın, şu noktayı tekrar çalışmalısın” şeklindeki açıklama öğrencinin sonraki performansını etkileyebilir.

Kaynak: Educational Research and Evaluation – K-12 biçimlendirici değerlendirme meta-analizi

Kaynak: PMC – Eğitimsel geri bildirim üzerine meta-analiz

Düşünelim: Bir öğrencinin eğitim hayatında daha değerli olan şey yüksek bir not mu, yoksa bir sonraki sınavda daha iyi yapmasını sağlayacak nitelikli geri bildirim mi?

“E Okula not girdikten sonra değiştirilebilir mi?” sorusunda en çok karıştırılan noktalar

Notun değiştirilmesi ile itiraz aynı şey değildir

Bir not yanlış yazılmışsa düzeltme söz konusu olabilir. Öğrenci puanlamanın hatalı olduğunu düşünüyorsa itiraz prosedürü gündeme gelir.

Veli ekranı ile yönetim ekranı aynı değildir

Velinin e-Okul üzerinden notu görmesi, bu nota müdahale edebileceği anlamına gelmez.

Notun görünmesi işlemin tamamen sona erdiği anlamına gelmez

Özellikle ilan ve itiraz süreçleri bakımından mevzuatta belirli süreler bulunmaktadır.

Her itiraz not artışı sağlamaz

İnceleme sonucunda mevcut puanın doğru olduğu kanaatine varılabilir.

Yanlış veri girişi ile değerlendirme uyuşmazlığı ayrılmalıdır

85 yerine 58 yazılması gibi açık bir giriş hatası ile öğrencinin “bu puanı hak etmediğimi düşünüyorum” demesi aynı hukuki ve idari mesele değildir.

Düşünelim: Dijital sistemler hayatı kolaylaştırırken, insanların sistemde gördükleri bilgiyi sorgulama ve gerektiğinde düzeltme hakkı neden hâlâ önemli?

Notunuz yanlış görünüyorsa ne yapmalısınız?

Panik yapmak yerine bilgiyi adım adım kontrol etmek en sağlıklı yaklaşım.

  1. Önce e-Okul’daki puanı kontrol edin. Hangi sınav, proje veya performans çalışmasına ait olduğunu belirleyin.
  2. Sınav kâğıdı veya değerlendirme belgesini kontrol edin. Sistemdeki puanla gerçek değerlendirme arasında fark var mı bakın.
  3. Ders öğretmeniyle görüşün. Öncelikle basit bir veri giriş hatası olup olmadığı anlaşılabilir.
  4. Sorun çözülmezse okul yönetimine başvurun. Özellikle resmî itiraz gerektiren durumlarda yazılı başvuru önem taşır.
  5. Süreleri kaçırmayın. Ortaöğretim kurumlarında sınav sonuçlarına itiraz için yönetmelikte 5 iş günlük süre öngörülmektedir.
  6. Belgelere dayanarak hareket edin. “Bence düşük verilmiş” demek yerine hangi soru, hangi puanlama veya hangi kayıt nedeniyle hata olduğunu göstermek daha güçlüdür.

Burada önemli olan kavga etmek değil, kaydın doğru olup olmadığını ortaya çıkarmaktır. Çünkü bazen öğrencinin beklediği not gerçekten doğru değildir; bazen de sistemdeki küçük bir veri giriş hatası bütün tabloyu değiştirmiştir.

Düşünelim: Bir sorunu çözmenin en etkili yolu yüksek sesle itiraz etmek mi, yoksa doğru belge ve doğru zamanlamayla hareket etmek mi?

Günümüzde tartışma neden hâlâ devam ediyor?

Eğitim teknolojileri geliştikçe “not” daha görünür hâle geldi. Geçmişte öğrenci karne gününü beklerken bugün notunu telefonundan anlık olarak takip edebiliyor.

Bu değişim şeffaflığı artırıyor fakat aynı zamanda yeni bir psikolojik baskı da oluşturabiliyor.

Bir sınavdan sonra sürekli e-Okul ekranını yenilemek, not açıklanır açıklanmaz sınıf arkadaşlarıyla puan karşılaştırmak ve tek bir rakamı öğrencinin genel başarısının göstergesi kabul etmek eğitim deneyimini daraltabilir.

Öte yandan dijital kayıtların önemli bir avantajı var: Hataların izlenmesi, kayıtların merkezi biçimde tutulması ve öğrencinin kendi akademik durumunu daha kolay takip etmesi.

MEB’in e-Okul projesini tanıtırken özellikle şeffaflık, hız, zaman tasarrufu ve bürokrasinin azaltılmasını hedef olarak göstermesi bu dönüşümün arkasındaki mantığı açıkça ortaya koyuyor.

Dolayısıyla bugünkü tartışma “e-Okul iyi mi kötü mü?” sorusundan daha geniş.

Asıl soru şu:

Dijital eğitim sistemleri öğrencinin yalnızca notunu mu göstermeli, yoksa öğrenme sürecini anlamasına da yardımcı olmalı?

Düşünelim: Gelecekte öğrenciler yalnızca aldıkları notu değil, o nota nasıl ulaştıklarını ve nasıl daha iyi öğrenebileceklerini de aynı ekrandan görebilse eğitim sistemi nasıl değişirdi?

Sonuç: E Okula girilen not değişebilir mi?

Evet, e-Okula girilen not belirli koşullarda değiştirilebilir veya düzeltilebilir. Fakat bunun anlamı, notların öğrencinin isteği üzerine serbestçe değiştirilmesi değildir.

Yanlış veri girişi varsa düzeltme yapılabilir. Değerlendirmeye yönelik bir uyuşmazlık varsa mevzuatta öngörülen inceleme ve itiraz mekanizmaları kullanılabilir. Ortaöğretim kurumlarında sonuçların ilanını takip eden 5 iş günü içinde yazılı itiraz hakkı bulunması, bu sürecin en önemli noktalarından biridir.

İlköğretim ve ortaokul düzeyinde de e-Okul’a puanların işlenmesi ve öğretmen puan çizelgelerinin kontrol edilmesi belirli kurallara bağlanmıştır.

Asıl önemli nokta ise şu: e-Okul notu yalnızca ekranda görünen bir sayı değildir. O sayı, öğrencinin eğitim geçmişinin bir parçasıdır. Bu nedenle hem doğru girilmesi hem de yanlış olduğunda düzeltilebilmesi gerekir.

Belki de sağlıklı bir eğitim sisteminin gücü, “notlar asla değişmez” demesinde değil; doğru notun korunmasını ve yanlış notun adil bir süreçle düzeltilebilmesini aynı anda sağlayabilmesinde yatıyor.

Çünkü bazen 60 gerçekten 60’tır.

Bazen de ekranda 60 yazan şey aslında 80’dir.

Aradaki farkı ortaya çıkaran ise yalnızca teknoloji değil; kayıt, kanıt, öğretmen değerlendirmesi, okul yönetimi ve öğrencinin itiraz hakkının birlikte çalışmasıdır.

Kaynaklar

  • Kaynak: Millî Eğitim Bakanlığı – e-Okul Projesi
  • Kaynak: Millî Eğitim Bakanlığı – Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü Tarihçesi
  • Kaynak: Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği – Madde 49
  • Kaynak: Resmî Gazete – 28 Temmuz 2026 tarihli yönetmelik değişikliği
  • Kaynak: Educational Psychology – Notlar ve yazılı geri bildirim üzerine meta-analiz
  • Kaynak: PubMed – Test sıklığı, geri bildirim ve öğrenci başarısı meta-analizi
  • Kaynak: Educational Research and Evaluation – K-12 biçimlendirici değerlendirme meta-analizi
  • Kaynak: PMC – Eğitimsel geri bildirim araştırmaları meta-analizi
  • Kaynak: International Journal of Assessment Tools in Education – Türkiye’de biçimlendirici değerlendirme meta-analizi

Hukuki süreleri daha net ayır

İtiraz sürecini uygulanabilir şablonla anlat

Mobidic ailesi olarak E okula not girdikten sonra değiştirilebilir mi konusunda daha fazla içerik için sizi tekrar bekliyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

beylikduzu escort beylikduzu escort avcılar escort taksim escort istanbul escort şişli escort esenyurt escort gunesli escort kapalı escort şişli escort
Sitemap
ilbet yeni girişilbet yeni girişgrandoperabetbetexper