İçeriğe geç

Dolap ürünün yüzde kaçını alıyor ?

Dolap Ürünün Yüzde Kaçını Alıyor? Komik Bir İnceleme

İzmir’de bir kahve içimlik keyfi yapıyordum, bir yandan da arkadaşım Hakan’la Dolap üzerine yaptığımız “gizli” konuşmayı düşündüm. Ama bu sefer, başka bir açıdan bakmaya karar verdim: “Dolap ürünün yüzde kaçını alıyor?” sorusunu biraz mizahi bir bakış açısıyla değerlendirmek. Bu konuyu gerçekten ciddiye almak istedim, ama İzmir’deki arkadaş ortamımdan yola çıkarak, bu konuyu mizahi bir şekilde irdelemeye karar verdim.

Çünkü sonuçta, evet, hepimiz bir şekilde dolabımıza tıka basa giysi dolduruyoruz, ama bu giysilerin gerçekten ne kadarını giyiyoruz? Dolap, bizlere kendini ne kadar sattırıyor? Gelin, birlikte bu sorunun cevabını bulalım.

Dolap Ürünlerinin Yüzde Kaçını Alıyor?

Kendi dolabımı açtım ve içeriye baktım. Yani, dolabın tamamen düzenli olduğunu falan iddia edemem. Özellikle genç bir insan olarak, bu konuda biraz dağınık olabilirim. Ne de olsa 25 yaşında, sürekli hareket halindeyim ve evdeki dolabımda sanki bir dövüş sahnesi var. Bir yığın tişört, bir kaç kot pantolon, eski ayakkabılar ve tabii ki, yıllardır giymediğim ama bir türlü atamadığım bazı kıyafetler.

İlk gözlemlerime göre, dolabımda toplamda 50 parça giysi var. Ama bunların sadece 5’ini gerçekten giyiyorum. Geri kalan 45’lik kısmı ise belki 3 yıl önce aldığım ama modası geçmiş, ya da vücut ölçülerim değiştiği için bir türlü giyemediğim kıyafetler. Tabii ki, bu giyemediğim kıyafetlerin yerini Dolap’tan alacağım yeni giysiler alacak. Bunu hep yapıyorum.

Dolap’ın yüzde kaçını alıyor? diye soracak olursanız, aslında cevabı çok basit: %90’ını! Evet, tamam, birkaç tane favori parçam var; mesela o mavi tişörtüm ya da şık ama rahat montum… Ama dolabın büyük kısmı bir şekilde boş bir alana dönüştü. Dolap, bana “Ben sana hem parayı hem de zamanını alırım, bu yüzden hep geri döneceksin” mesajını veriyor.

Dolap’tan Alacağım Ürünlerle İlgili Bir Diyalog

Hakan’la bir gün oturmuşuz, konu dolaba geliyor. Hakan bana soruyor:

Hakan: “Ya, Dolap ürünün yüzde kaçını alıyor? Senin gibi tiplerden biri için, o kadar para verilir mi?”

Ben: “Hakan, ama işte bu tamamen psikolojik bir şey. Herkes gibi, ben de alışveriş yaparken, bir tür rahatlama hissi arıyorum. Ama sorma, bu rahatlama hissi, biraz da dolabın azalan boşluklarıyla doğru orantılı. Düşünsene, o kadar eşya alıp, kendini mutlu hissediyorsun ama sonuçta o dağınıklık seni rahatsız ediyor.”

Hakan: “Aynen, yani sürekli dolaba mı yatıracaksın? Bir de ürün satma meselesi var tabii…”

İçimden düşündüm, evet, satma meselesi var. Yani, sonradan aldığım ürünleri satmayı hiç beceremedim. Dolap’a girip, ‘aa şunu da satayım’ diye niyetlendim, ama sonra bir baktım, satmak yerine elbiseyi ‘ama ben bunu eski yazın giymiştim, buna hala ihtiyacım olabilir’ diyerek geri dolaba koymuşum. Satmak zor bir iş!

Gerçekten Neden Giyemediğimiz Kıyafetleri Satmıyoruz?

Gerçekten de işin içine “satma” girince, insan bir türlü kıyafetlerinden vazgeçemiyor. Benim gibi her kıyafeti “belki bir gün giyerim” diye saklayanlar, o kıyafetlerin aslında büyük bir yük olduğunu anlayamıyorlar. Dolap uygulaması kullanmaya karar verdiğinde ise tam tersi bir şey oluyor: “Aa, bu ürün satılırsa, kazanç elde ederim!” ama sonuçta da o kıyafeti satmak bir süre sonra unutuluyor.

Giyemediğimiz kıyafetleri satmamanın arkasındaki sebepleri biraz inceledim. Bu konuda hepimiz biraz duygusal oluyoruz. “Bir gün belki işe yarar!” diyoruz. Ama sonra o kıyafeti giymediğimiz bir 2 yıl geçiyor, işin tuhaf tarafı bu süreçte gerçekten yeni ve çok daha kullanışlı kıyafetler alıyoruz. Ve sonunda dolap ürünün yüzde kaçını alıyor? sorusunun cevabını daha net bir şekilde buluyoruz: Hiçbir şey. Dolabımızın çoğu, aslında hiç kullanılmayacak, her zaman “belki” diye düşündüğümüz ürünlerle dolup taşmış durumda.

İzmir Sokaklarında Dolap ve Alışveriş Çılgınlığı

İzmir’in sokaklarında yürürken, bir dükkanın vitrininde bir şey görüp hemen alırsınız. Çoğu zaman buna pişman olursunuz, ama bu konuda hepimiz hemfikirizdir: Bu “hemen al” hissi, aslında biraz da kısa süreli mutluluk sağlar. Ya da hemen sat düşüncesi… Ama bir süre sonra Dolap’tan aldığınız o ürünü, ya kullanmadığınızı fark edersiniz ya da “Bu bana çok büyük oldu” diyerek geri koyarsınız.

Beni bu konuda tanıyanlar bilir, her zaman en “şık” olanı alırım, sonra da kullanmadığım kıyafeti geri satarım. Ama işte, her zaman satamadığım için sonunda bu giyisiler gerçekten dolapta yatmaya devam eder. Aslında en büyük sorunum da şu: İstediğim kadar satmaya çalışayım, o kadar çok kıyafet var ki, sonunda bu kıyafetler tamamen oraya “boşuna” koyulmuş olur.

İç Ses: “Bunu Almam Gerekiyor!”

Ve işte İzmir’deki bir alışveriş anı daha… Bir kıyafeti elime alıyorum ve iç sesim başlıyor:

İç ses: “Bu tişört bana çok yakışır, kesin al! Hem herkesin böyle bir tişörtü olmalı.” (Ama biliyorum ki, bu t-shirt gerçekten de dolabımda yıllarca sadece etiketini taşır).

Sonuçta, her kıyafet almak bir tür zihinsel rahatlama sağlıyor, ama sonunda Dolap’tan alacağım ürünlerin neredeyse %100’ünü alıyorum. Ama dolabımda gerçekten giydiğim kıyafetlerin sayısı çok az. Bunu kabullenmek zaman alıyor, ama sonunda… ben de bir gün kabullendim. Dolap’ta satılmaya değer şeyler genellikle çok az ve genellikle “belki bir gün giyerim” dediğim ürünler oluyor.

Sonuç: Dolap, Gerçekten Ürünlerinin Yüzde Kaçını Alıyor?

Yazının sonunda, dolabımın %10’u hala giydiğim kıyafetlerden oluşuyor, ama gerisi… Gerisi tamamıyla yer kaplayan “belki bir gün kullanırım” kıyafetleri. Dolap ürününün yüzde kaçını alıyor sorusuna verecek cevabım şu: Yüzde 90’ı bir şekilde “belki” de olsa dolapta kalıyor. Ancak bir gün… belki bir gün ben de o kıyafetleri satacağım. Ama şimdilik, yine dolap ürünün yüzde kaçını alıyor sorusu sorulacaksa… İyi bir komedi malzemesi olabilir!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

beylikduzu escort beylikduzu escort avcılar escort taksim escort istanbul escort şişli escort esenyurt escort gunesli escort kapalı escort şişli escort
Sitemap
ilbet yeni girişilbet yeni girişgrandoperabetbetexperTürkçe Forum